Turan-Türk Dünyası Buluşma Noktası

“Asıl Konu Soykırım Değil Karabağ’dır”

2015-04-28 13:50:00
“Asıl Konu Soykırım Değil Karabağ’dır” |  görsel 1

Macar parlamentosunda ikinci parti konumunda bulunan Jobbik’in Genel Başkanı Gabor Vona, 1915 olaylarına ilişkin Ermeni iddiaları konusunda çeşitli ülkeler tarafından alınan kararları kınayarak parlamentoların ilgilenmesi gereken asıl konunun Ermeni işgali altındaki Karabağ olduğunu söyledi Türk Asya Stratejik Araştırmalar Merkezi TASAM tarafından İstanbul’da düzenlenen 4. Dünya Türk Forumu’na katılan Vona, “Ben hem politikacı hem de tarihçiyim. Bu iki özelliği taşıyan birisi olarak Avrupalı ülkelerin aldığı kararları kınıyorum. Çok yanlış ve hatalı bu kararlar, Türkiye’yi baskı altında tutmaya yönelik” dedi. Vona, “Aktüel olan politikacıların alması gereken karar aslında şu an hâlâ Ermeni işgali altında olan Dağlık Karabağ sorununun parlamentolara getirilmesidir ve buna yönelik kararların alınmasıdır” diye konuştu. YENİÇAĞ Devamı

MANİSA’YA YERLEŞEN UYGUR AİLENİN DRAMI

2015-04-28 13:46:00
MANİSA’YA YERLEŞEN UYGUR AİLENİN DRAMI |  görsel 1

in’deki baskı rejiminden kaçarak Türkiye’ye sığınan Uygur Türkü aile, Manisa’da yerleştikleri bir depoda yaşam mücadelesi veriyor. Doğu Türkistan bölgesinde Çin’in uyguladığı şiddet politikasından kurtulmak amacıyla 4 yaşındaki çocukları ile birlikte Manisa’ya gelen Erşat Mahmut-Amra Kader çifti zor günler geçiriyor. Şehzadeler ilçesine bağlı Ege Mahallesi’nde bir depoda mahalle sakinlerinin yardımlarıyla hayata tutunmaya çalışan Erşat Mahmut-Amra Kader çifti, yetkililerden yardım bekliyor. Banyo ve tuvaleti olmayan depoda yaşamlarını sürdüren aile, diğer ülkelerden gelen mülteciler kadar kendilerine sahip çıkılmadığını dile getirdi. Kiraya çıkmak isteler bile kendilerine ev verilmemesinden yakınan aile, 4 yaşındaki çocukları İmran Erşat’ın geleceği için bir umut kapısı arıyor. Çin’in baskısından dolayı Türkiye’ye kaçıp ilk olarak İstanbul’a yerleştiğini belirten Erşat Mahmut, “Bizim memlekette Çin’in zulmü var. Orada namaz kılamıyoruz. Sakal bırakamıyoruz. Namaz kılsak Çin polisleri izin vermiyordu. Orada Türkçe öğrenemiyoruz. Türkçe film izleyemiyoruz. Türkçe filmi izlediğimizi öğrenen Çin polisler bizlere izin vermiyor, zulmediyor. Benim maksadım Türkiye’de kalıp vatandaşı olup, ailemle yaşamak. Burada bir iş bulup çalışmak istiyorum. Buraya çocuğumu okutmak için geldim. Türkiye hükümetinden yardım bekliyoruz. Burada kimsemiz yok. Annem babam memlekette kaldılar” dedi. Anne Amra Kader ise, “Manisa’ya geldiğimizde emlakçılar bize ev vermedi. ‘Sizlere, yabancılara ev vermiyoruz’ dendi. Türkiye’de her millet var. İranlılar, Afganistanlılar, Suriyeliler var. Bunl... Devamı

MEHMET EMİN BUĞRA SEMPOZYUMU

2015-04-28 13:38:00
MEHMET EMİN BUĞRA SEMPOZYUMU |  görsel 1

Uluslararası Mehmet Emin Buğra Sempozyumu; Doğu Türkistan Davasında önemli bir yeri olan, Din Alimi, Gazi, Mücahid, Araştırma ve Yazar olmanın yanı sıra iyi bir siyaset bilimci olan Mehmet Emin Buğra'nın hayatıyla ilgili yapılacak olan ilk uluslararası bir sempozyum olup, uzun yıllar Türkiye'mizde yaşamını sürdüren ve 14 Haziran 1965 Yılında vefat eden merhum ve uğrunda mücadele ettiği Atayurdumuz Doğu Türkistan hakkında ülkemizde ve dünyada gündem oluşturmak, akademisyenler, öğrenciler ve konuya ilgi duyanları bu alana dair fikir üretmeye teşvik etmek amacıyla 07 Ekim 2015 tarihlerinde Doğu Türkistan Vakfı ve İstanbul Üniversitesi’nin işbirliği ile İstanbul’da düzenlenecektir. Sempozyum, merhumun hayatıyla ilgili değerlendirmeler, onun hakkında yapılan araştırmalara yer veren sunumlara açıktır. MEHMET EMİN BUĞRA (Din âlimi, tarihçi, edebiyatçı ve siyasetçi)   (1901-1965) Mehmet Emin Buğra, 1901 yılında Doğu Türkistan’ın Hoten şehrinde dünyaya geldi. Babası, bölgenin saygın din âlimlerinden Pir Abidin Hacı; annesi, 1860’lı yıllarda Hoten ve çevresinde hüküm süren Hoten Hanlığı’nın kurucusu Abdurrahman Paşa’nın ikinci göbekten torunu Sekine Banu’dur. Küçük yaşta babasını kaybetmiştir. Buğra, 9 yaşında ilk tahsilini Hoten şehrinde tamamlamıştır. 1911’de 10 yaşında annesini kaybetmesinin ardından yörenin saygın âlim ve tabiplerinden olan dayısı Mehmet Niyaz Hacı’nın himayesinde eğitimine devam etmiştir. Sonra Hoten’in Karakaş nahiyesindeki devrin ünlü medreselerinden Oybağ Medresesi’nde eğitime başlamıştır. Burada 1921 yılına kadar İslamî ilimler, Arap ve Fars dillerinde yüksek tahsilini tamamlamıştır. Aynı medre... Devamı

TÜRKİSTAN TÜRKLERİNİN BİRLİĞİNE RUSLARIN DARBELERİ

2015-04-25 17:39:00
TÜRKİSTAN TÜRKLERİNİN BİRLİĞİNE  RUSLARIN DARBELERİ |  görsel 1

Ruslar,Tarih boyunca  Türklüğe en büyük düşmanlığı yapmış,Türkistan  Türklüğünü parçalayıp,felaketlere sürüklemiş  bir milletin adıdır. Bugünkü  Rusyanın büyümesi  Türklük için büyük bir tehdit olmuştur.Tarihtede öyleydi  ilk Rus hakimiyetine giren  Türk  toprağı  Kazan Hanlığıdır.  Rus çarı Korkunç İvan denen  Türk düşmanı canavar döneminde. Türk Dünyasını bölme ve Türkleri birbirine düşman etme politikaları, Rus milleti ve Rus devletlerinin var olma savaşıdır. Çarlık Rusya’sı döneminde Ruslar, mezhep farklılığı, lehçe farklılığı ve bölge farklılıklarını kullanmak suretiyle, Türkler arasındaki birliği sürekli engellemişler, hatta fırsat buldukça çatıştırmışlardır. Çarlık Rusya’sının Türkler üzerindeki politikası Sovyetler döneminde de değişmemiş, hatta acımasız yeni yöntemlerle, Türkler arasındaki birlik neredeyse tamamen yok edilme noktasına getirilmiştir. Komünist dönemde Türklere uygulanan yeni milletler teşkil etme projesi şu safhalardan geçmiştir: 1-Türk, Türkçe ve Türkistan sözleri yasaklanmıştır. Türk adı yerine boy adları millet adı haline getirilerek, o güne kadar Türk kimliği altında yaşayan Türkler, bölge adına veya boy-oymak adına göre yeniden adlandırıldılar. Böylece Kazak, Kırgız, Türkmen, Başkırt, Tatar, Özbek gibi mahalli adlar millet adı durumuna getirildiler. Ortak vatan Türkistan adı yerine Kazakistan, Özbekistan gibi bölge adları,Türk kimliği yerine bölge adlarına dayalı adlar, Türkçe yerine de bölge adlarına uygun dil adları kullanılmaya başlandı. Kazak-Kazak’ç... Devamı